|
|
|
|
 |
|
|
FOTOĞRAF GALERİSİ
|
|
|
|
Hikmet Çetinkaya‘ya Mektup
/
Tayyar BÜYÜK
06.07.2010 14:54:48
|
Tayyar‘cığım, Saymakla bitmez özellikleri ve nitelikleri olan her iki Cumhuriyetin de Ulu Çınarı, Aydınlanma bilgesi, Atatatük Devrimlerinin sönmez meşalesi, yeri doldurulmaz bir boşluk bırakarak aramızdan ayrılan, yaşamı, düşünceleri ve ödünsüz mücadelesi ve yazdıkları ile hep kılavuzumuz olacak , büyük insan İLHAN ABİ‘nin, bana bıraktığı en büyük anı olan, O Güzel geceyi kalıcılaştıran fotoğrafımızı ve Hikmet Çetinkaya‘ya Büyük usta‘nın ölümü üzerine yazdığım e-postayı ekte gönderiyorum. Işıklar içinde yatsın. Selam ve sevgilerimle... Sami DEMİREL
Sevgili Dostum,
3 Mayıs‘tan beri ABD‘deyim. Aklım, gönlüm orada. Ülkemde olan olumsuzlukları, hukukuksuzlukları, baskıları, sahte gündem oluşturma çabalarını, arap muhipliğini, Kahraman Vatan Evlatlarının, Mehmetlerin şehit edilmesini içim kan ağlayarak izliyorum. Bugün haber portallarında İlhan Abi‘nin vefat haberini öğrenince tarifsiz bir üzüntü kapladı içimi. Sanki yüreğimden vuruldum. Cumhuriyetin Büyük Çınarı, Anadolu Bilgesi, yaşamını çağdaşlaşma uğraşısı, emperyalizme,gericiliğe ve bölücülüğe karşı mücadele ile geçiren Bu Yiğidi yitirmek; bu gerçeği yaban ellerde öğrenmek. Yalnız ve uzak. Yürekten vuruyor insanı. Hiç bir şeye benzemiyor bu acı ve üzüntü. İlhan Abi Kemalizm‘in, Anadolu‘da sönmeyen meşalesi, Penceresi’nden tüm Anadolu‘ya ,ülkeye Kemalizm‘in aydınlık işiklarını saçan, umudu büyütüp, direnci arttıran bu Kalpaksız kuvvacıyı Yunus’dan Pir Sultan‘dan, Hacı Bektaş‘dan gelen süzülmüş, damıtılmış insan sevgisinin, insan sıcaklığının, Enel hak felsefesinin günümüz temsilcisi, simgesiydi. Bu topraklarınn yetişdirdiği bir eren, bir bilgeydi. Yeri kolay kolay doldurulamaz. Birçok yurtseverin, Atatürk‘çü çağdaş insanımızın olduğu gibi benim yaşamımda ve bilincimde de İlhan Abi‘nin unutulmaz ve çok anlamlı bir yeri vardır. 40 yıldır bir ekmek, bir Cumhuriyet Gazetesi ile başlardı günümüz. Cumhuriyetin Penceresini açar doğruyu güzeli orda bulur, bilicimizi, fikrimizi, aydınlanmanın ışığı ile geliştirir; Yurtseverliğimizi pekiştirirdik. Aklı inancın, bilimi dinin önüne alan aydınlanma bilincinin gerçek Atatürk’çülük olduğunu O‘nun yazılarını okuyarak anladık. Türkçemizin güzelliğini ve zenginliğini O‘nun yazılarını okuyarak hissettik. Cumhuriyet Gazetesini, İlhan Selçuk‘u okumanın bazılarına göre (Ki O bazıları çoğu kez iktidarlardı) vatan hainliği ile özdeş olduğu dönemleri ve o dönemlerin faşist baskıları altında gün oldu Günaydın gazetesine sarmak zorunda kaldık CUMHURİYET‘i . Başlı başına kahramanlıktı o günlerde İlhan SELÇUK‘u ve CUMHURİYET‘i okumak. Cumhuriyetciler birbirlerini gözlerinden tanır, akrabadan daha yakın olurlardı birbirlerine.Her zaman Cumhuriyet okuru olmak, İlhan Selçuk okuru olmak ayrı ve en önemli aidiyet duygusuydu Cumhuriyet okuru için, Cumhuriyet ve İlhan SELÇUK bir ışıktı ülkenin aydınlık insanlarını etrafında toplayan ve bir güç kaynağı oluşturan. Cumhuriyet bir üniversitedir. Hiç mezun olunmayan, aydınlanma, yurtseverlik ve Kemalizm üniversitesi . İşte onun baş öğretmenini, Bir anlamda rektörünü kaybettik bugün. Bu Üniversite hiç kapanmasın, bu ışık hiç sönmesin. İlhan Abi’nin de arzusu budur. Biz Cumhuriyetci‘lerin de… Cumhuriyet gazetesini yaşatmak ve geliştirmek, O‘nu kurduran, kuran ve kurumsallaştıran, ,Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK, Yunus NADİ, Nadir NADİ, Berin Nadi ve İlhan SELÇUK‘a bir vefa borcu, gelecek aydınlık kuşaklara karşı bir yükümlülüğüdür. Cumhuriyeti korumak, Atatürkçü Düşünce Sistemini özümsetmek ve devrimleri benimsetmek üzere tam bağımsızlıkçı ve anti emperyalist düşünce üzerine oturmuş misyonu ile kurulan Cumhuriyet gazetesini geliştirerek tirajını yükseltmek ve yaşatmak bu günkü yönetim kadrosunun sadece görevi değil kurucu ve kurumlaştırıcılara karşı bir vefa borcu; Türkiye Cumhuriyetine karşı bir sorumluluğudur. Cumhuriyet Gazetesi kendisinin bu dokusu ve misyonuna yönelik iç-dış tüm saldıra ve baskılara rağmen bunca kalem yiğidini şehit vermek pahasına direnmiş; karşı koymuş ve dimdik ayakta durmuş; dokusunu ve misyonunu değiştirmeden ve saygın yerini koruyarak, bağımsızlığına halel getirmeden bu güne kadar kurumsal onuruyla gelmiştir. Bu günden sonra da aynı bilinç ve dirençle işlevini sürdürecektir. Türkiye Cumhuriyetinin ilelebet yaşayacağına inandığım gibi Onunla özdeş Cumhuriyet Gazetesinin de yönetici, çalışan ve okurlarınca ilelebet yaşatılacağına inanıyorum. Onun yok olması Atatürk‘ün kurduğu Çağdaş Cumhuriyetin yok olması demektir. Bu acı günde Bu düşüncelerimi sizinle paylaşmak istedim. Bir dostunuz bir okurunuz olarak. ABD‘den ancak 4 temmuz‘da dönebileceğim., İlhan Abi’nin Hacıbektaş‘da ki son yolculuğunda onunla olamamak bana kaybı kadar büyük üzüntü vermekte. Hiç unutamadığım o gözlerindeki sevgi, sesindeki o insan sıcaklığı ile, mütevazilik örneği o güzel, kamil, bilge insan İLHAN ABİ‘ye son yolculuğunda benden binlerce selam söylemeni toprağına benim içinde birkaç gül/karanfil bırakmanı dostluğumuza sığınarak rica ediyorum. Aynı dileklerimle Alev Coşkun‘a, İbrahim Yıldız‘a, Miyase İlknur’a özellikle Mustafa Balbay‘ a bin selam, bin sevgi… Hepimizin başı sağ olsun. İLHAN ABİ ışıklar içinde yatsın.
Sami DEMİREL
E.Tuğg.
|
|
|
Bu yazı toplam
168
defa gösterilmiştir |
|
YAZAR :
Tayyar BÜYÜK
|
|
|
|
YAZARA AİT DİĞER YAZILAR |
|
|
|
|
|