Anasayfa Malatya Hakkımızda Fotoğraf Galerisi Atatürk Köşesi İletişim
Radyo Malatya Ziyaretçi Defteri Fotoğraf Albümü Bunları Biliyor musunuz? Yayın Kuralları Yayın Ekibi Önemli Telefonlar
 

TÜRKÜLERİN İNTERNETTEKİ ADRESİ RADYO MALATYA‘YA HOŞGELDİNİZ.

RADYO MALATYA, ATATÜRK İLKE VE DEVRİMLERİNE ÖZDE BAĞLIDIR...

3000 M2 KAPALI VE BAHÇELİ SALONLARIYLA GRAND ROHAN DÜĞÜN SARAYLARI MALATYA‘DA AÇILMIŞTIR. REZERVASYON TELEFONU 0422 238 44 88

FOTOĞRAF GALERİSİ
     
ERGİN YILDIZOĞLU Hegemonya, ‘Yumuşak Güç’, Takıyye   /  Cumhuriyet Seçme Yazılar
28.07.2010 15:21:17
{748298C7-D695-4C09-ABBE-ECB230FADF69}.JPG

ERGİN YILDIZOĞLU

Hegemonya, Yumuşak Güç, Takıyye

ABD kaynaklı yumuşak güç teorisiyle, siyasal İslamın hegemonya projesinin, siyaset kültürünün AKP döneminde buluşması, referanduma doğru ilginç görüntüler üretmeye başladı.

Gramsci’nin kötü kopyası

Hegemonya kavramı iki özelliğin diyalektiğine işaret ediyor: Biri rakipsiz bir şiddet uygulama kapasitesine sahip olmak. İkincisi liderliğini kabul ettirerek yönlendirebilmek. Bunlardan ikincisi egemense hegemonya istikrarlı bir biçimde sürdürülebiliyor.

Gramscinin 1930larda geliştirdiği hegemonya teorisini, Prof. Joseph Nye, Amerikan gücünün değişen doğası” (1990) başlıklı kitabında, sert ve yumuşak güç kavramlarıyla ABD dış politikasının soğuk savaş sonrası sorunlarına uyarlamayı denemişti. Ancak Nye, sert ve yumuşak güçü yapısal özelliklerden kaynaklanan kapasiteler değil, adeta raftan alınarak kullanılacak araçlar olarak görüyordu.

Nyeye göre, Yumuşak güç bir ülke kendi istediği şeylerin diğer ülkeler tarafından da istenmesini sağladığı zaman başarıyla uygulanmış oluyor”: Ben bunları istiyorum. Sen de aslında aynı şeyleri istiyorsun, beni izleyebilirsin.

Nyenin, neredeyse bir kamu diplomasisi girişimine indirgediği, yumuşak güç kavramına, AKP yandaşı yazarların yorumlarında çok sık rastlıyoruz. Ancak bu yumuşak güç kavramı, AKPnin elinde, siyasal İslamın takıyye kavramıyla karşılaşınca tepetaklak oldu; karşısındakileri, onların istedikleri şeylerin, aslında AKP’nin de istediği şeyler olduğu izlenimi vererek yönlendirme çabasına dönüştü: Sen bunları istiyorsun. Merak etme ben de zaten aynı şeyleri istiyorum...

Müslüman Kardeşler ve Humeyni

Klasik hegemonya süreciyle, yumuşak güçlü takıyye durumu arasındaki farkı, siyasal İslamın dinamikleri bağlamında sanırım şöyle örneklendirebiliriz.

Mısırda Müslüman Kardeşler, rejim karşısında bir siyasi blok oluşturmaya çalışırken, siyasal İslamın projesini açıkça savunuyor, sivil toplum içindeki etkinlikleriyle halka, bu projeyi sorunların tek çözümü olarak öneriyor.

Humeyni ise Avrupada sürgündeyken, ülkedeki Şah karşıtı muhalefetin her kanadına, onların duymak istedikleri şeyleri söyledi; eşitlikten, özgürlükten, kadın erkek eşitliğinden, çoğulculuktan, hatta emperyalizm, kapitalizm karşıtı olmaktan söz açtı; onların taleplerinin, aslında kendisinin de talepleri olduğunu anlattı. Ancak, Humeyni iktidara geldikten sonra tam aksi yönde fetvalara, uygulamalara imza attı. Humeyni, Şah karşıtı bloku kendi yanına çekmek için, halkı, solun siyasi liderlerini kandırdı. Bugün, Mısırda, Müslüman Kardeşler güçlenmeye devam ediyor. İranda ise, giderek daha çok şiddete başvurmak zorunda kalan molla rejiminin günleri sayılı...

Ve AKP...

AKP, başından beri, halka ve entelektüellere dönüp siz demokrasinin sınırlarının genişlemesini, Kürt sorununun çözülmesini, 12 Eylül kalıntılarının temizlenmesini, darbe korkusunun sona ermesini, AB üyelik sürecinin başarıyla sonuçlandırılmasını istiyorsunuz, ben de istiyorum dedi. Yerli ve yabancı iş çevrelerine de serbest piyasa, Avrupa Birliği reformları vaat etti. ABDye dönüp bölgede demokratik görünüşlü bir Müslüman devlet istiyorsunuz, Araplara, İsraile kafa tutacak güçlü bir ülke istiyorsunuz, biz de aynen bunları istiyoruz dedi.

Bir süre işler gibi görünen bu yaklaşım, AKPyi desteklemeyi kabul edenler, beklentilerine uymayan gelişmeler görmeye başlayınca, Arap dünyası lider aramadığını vurgulayınca, açılımlar kapanmaya başlayınca dağılmaya başladı.

AKP döneminde, Yahudi düşmanlığı açıkça dile getirildi (Dedeleriniz, ecdadınız kovulduğu zaman sizi kalkıp da bu topraklarda ağırlayan, misafir eden Osmanlının torunları olarak konuşuyoruz”, “Öldürmeye gelince siz çok iyi bilirsiniz”, Yahudiler parayı, bilgiyi çok iyi yönetirler...), kadın erkek eşitliğine inanılmadığı vurgulandı. Kürt sorunu, açılımla başladı, kitlesel tutuklamalarla devam ederek, “özel ordu” projesine, Manisa, İnegöl, Hatay durumlarına ulaştı. Darbeyi önleme söylemiyle, yüzlerce insan içeri alındı, ama temel hukuksal, insani hakları da ayaklar altına... Telefon dinleme, kişinin mahremiyet hakları ihlal edildi, muhalefete yönelik bir korku ortamı yaratıldı. Tüm bunlar demokratik dönüşümler adı altında yaşandı!

Son olarak, Başbakan, referandum zaferi tehlikeye girince, yumuşak güç uygulamasını takıyye ile karıştıran, ABDde zora düşen siyasilerin halk önünde ağlama taktiğinden esinlenen danışmanlarının katkısıyla olacak, 12 Eylül idamlarının arkasından, 30 yıl sonra, gözyaşı akıtarak, sosyalistlerin aklını karıştırmayı denedi. Ama hem öfkeli bir tepkiyle karşılaştı, hem de alay konusu oldu.

Tarih, liderliğini kabul ettirme kapasitesinin zayıflamasına bağlı olarak, hegemonya sarsılmaya başlayınca siyasi süreçlerde şiddet ve baskı unsurunun artarak devreye girdiğini gösteriyor. Bu arada, kimi entelektüeller, sosyalistler, siyasal İslamın dümen suyunda kalarak, şiddete, baskıya mazeret üretmeye hâlâ devam ediyorlar...


Bu yazı  toplam 25  defa gösterilmiştir
  YAZAR : Cumhuriyet Seçme Yazılar
 
YAZARA AİT DİĞER YAZILAR
25.11.2008 Feto ile Haham...
29.11.2008 Seçmen Kütüklerindeki Gerçekler
29.11.2008 İLHAN SELÇUK (PENCERE)
01.12.2008 ŞİP ŞAK (İLHAN SELÇUK)
02.12.2008 MİT Ne Yapsın?.. İLHAN SELÇUK
04.12.2008 Kriz Her Sektöre İnmeye Başladı!
05.12.2008 CHP’yi Bari Ben Savunayım... İLHAN SELÇUK
07.12.2008 İLHAN SELÇUK Enelhak Mizahı...
09.12.2008 Kurban-1 DENİZ SOM
11.12.2008 Güneşin Doğuşu...
12.12.2008 İLHAN SELÇUK İnsan Haklarına Nasıl Ulaşılır?..
14.12.2008 Tahtakurusu.. Pire.. Bit.. ( İLHAN SELÇUK )
15.12.2008 Mutsuz Dış Politika MÜMTAZ SOYSAL
16.12.2008 OKTAY AKBAL Yeni Bir Vatan Cephesi mi?
19.12.2008 İLHAN SELÇUK Vah Vah...
25.12.2008 iLHAN SELÇUK Kafayı Yemek...
27.12.2008 İLHAN SELÇUK Yargıdan Sonra Sıra Kimde?..
28.12.2008 İLHAN SELÇUK Yeni Dinci Sermaye Sınıfı...
30.12.2008 İLHAN SELÇUK Mazlumlaşmak Yazgısı...
31.12.2008 İLHAN SELÇUK Türban Gerçekleri Artık Örtemeyecek...
12345678


Kullanıcı Adı : 
Şifre : 
Şifremi Unuttum      |          Üye Ol
    HIZLI ARAMA
ARA
‘Feryat’ Üzerine
Bir Aşk Masalı...
Referandumda neden HAYIR demeliyiz
EMRE KONGAR Zalimin Toplumsal ve Bireysel Psikopatolojisi - II
IŞIL ÖZGENTÜRK Bir Kahraman Kadın
 

SİNBA COMPUTER SAİT YİĞİT   Tüm hakları saklıdır 2008© RadyoMalatya.NET  Bilgisoft Bilişim & İnternet Hizmetleri